Türkiye Cumhuriyeti

Kopenhag Büyükelçiliği

Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç'in Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Lavrov’un Rus Uçaklarının Türk Egemen Hava Sahasını İhlali Konusundaki İfadeleri Hakkındaki Bir Soruya Cevabı , 04.02.2016

SC-5, 4 Şubat 2016

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Lavrov’a atfen Sputnik ajansınca yayınlanan ifadeler, Rusya Federasyonu'nun Türk hava sahasını ihlal etmesiyle ortaya çıkan sorunun çarpıtılması amacı taşımaktadır.

Mesele Türk hava sahasının Rusya Federasyonu uçaklarınca ihlal edilmesinden ibarettir. Bunun Koalisyon’un Suriye’deki harekatıyla hiçbir alakası yoktur.

Esasen Rusya Federasyonu, 24 Kasım’da Türk hava sahasını ihlal etmesi nedeniyle düşürülen RF savaş uçağı hadisesinden bu yana çelişkili ve tüm dünyanın bildiği gerçekleri inkar eden bir yaklaşım içindedir. Nitekim, 24 Kasım’da da hava sahası ihlali olmadığını iddia eden Rusya Federasyonu, ardından bunu kanıtlayamamış, uçağın kara kutusunun hasar gördüğü bahanesinin arkasına sığınmıştır. Rusya Federasyonu, 29 Ocak’taki bu son ihlalden sonra da aynı taktiği izlemektedir.

Bakan Lavrov’un ifadelerindeki, Türkiye’nin bilgi paylaşımı yapmadığı iddiası ise tamamen asılsızdır. Hava sahamızın ihlali sonrasında Rusya Federasyonu’nun Ankara’daki Askeri Ataşesi askeri makamlarımızca çağrılmış, ihlal konusunda bilgi verilmiş ve gerekli ikaz ve uyarılarda bulunulmuştur.

Hava sahamızın ihlaline karşı tepki göstermek, tedbir almak ve mukabelede bulunmak uluslararası hukuktan kaynaklanan egemen yetkimizdir.

Türk hava sahasına yönelik ihlallerin sürdürülmesinin somut sonuçlara yol açacağına, bunun sorumluluğunun da bütünüyle Rusya Federasyonu’na ait olacağına dair uyarılarımız Rusya Federasyonu’nun Ankara’daki Büyükelçiliği’ne sarahaten ifade edilmiştir.

Her halükarda biz, 24 Kasım’dan bu yana ülkemize yönelik olarak Moskova tarafından yürütülen karalama kampanyasına ve provokasyonlara rağmen, sorunun başından bu yana sergilediğimiz serinkanlı duruşu bugün de muhafaza ediyoruz. Bu vesileyle de mevcut gerginliğin diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması çağrımızı bir kez daha yineliyoruz.